Şuanda çalan:Akra FM

Akra FM, Akra FM Dinle, Akra FM Radyo Dinle, Akra FM Canlı Dini Radyo…

Gülüyorsun. Biliyorum. Bu evet demek mi? Evet. Bu evet demek. Cidden mi? Süper. Tanrı aşkına, öp onu şeker. Evet, öp onu şeker. İşimin başına dönmem lazım. Sorun değil. Düğün bugün olacak diye bir şey düşünmedim. Sekizde çıkıyorum. Gelirim. Evleniyorum! Duydum. Merhaba. Merhaba Mary Poppins. Özür dilerim, ev çok dağınık. Sorun değil. Beyaz eldivenlerim evde kaldı. Günün nasıl geçti? Harika, işlerimi hallettim. Annemle vakit geçirmek de iyi geldi. Güzel. Ne? Çocuğumu kaybettin mi? Süt kutusu ilancılarını arayayım mı? Müzikal sahnesi’nin odasında uyuyor. Bitkin mi? Evet. Veya Müzikal sahnesi’nin odasında kitap fırlatırken kendini bayılttı. Nasıl yani? Yerleri çizmeyi bitirdi. Paul Anka’nın üzerine de çikolatalı süt döktü. Sonra bir süre kitap fırlatmaya girişti. Ama bu tükürmeden ve mobilya tekmelemeden önceydi. Sonra büyük finale geldik. Yatak örtülerini çekti ve Radyo Dinle klozete atıp sifonu çekmeye çalıştı. Dalga geçiyorsun. Hiç geçmiyorum. Neşeli çocuk. Neşeli, içine şeytan girmiş. Aynı şey işte. Üç yaşındaki çocuklarla uğraşmak zor. Alışık değilsen yorucu olabilir. Hayır, bu üç yaşındaki bir çocukla uğraşmak değildi. Bu adam etmesi zor bir yabani sırtlandı. Yani pek anlaşamadınız. Chris, bunun anlaşmakla ilgisi yok. Bu bildiğin şımarıklık. Şımarık mı? Evet. GG’nin hayatı boyunca hayır lafını duymadığı belli. Hayır lafını duydu. Her hayır dediğimde Radyo Dinle karşılığı çığlık oldu. Yerleri boyamak yok dedim. Çığlık attı. Paul Anka’nın kuyruğunu çekme dedim. Çığlık attı. Onunla Japon Noh tiyatrosunu tartışmayı denedim. Çığlık attı. Ne olmuş? Onun suçu demiyorum. Diyorum ki biraz daha disiplin uygulayabilirsin. O daha çocuk. Çocuklarla anlaşmak zordur. Evet, çocukları bilirim. Ben de bir tane büyüttüm. Şimdiki çocuklar farklı. Dünya farklı. Biraz daha sevilmeye ve rahat bırakılmaya ihtiyaçları var. Pardon, evet. Dr. Spock mezarında döndü. Gidiyoruz. Yapma Chris. Bunu tek söyleyen ben değilim. Anaokulu görüşmeleri de var. Onların hiçbiri ne dediğini bilmiyor. Peki ya dadı? Deli. GG’ye her istediğini vermek Sherry’nin berbat bir anne Radyo Dinle olmasını ve tüymesini telafi etmeyecek. Bana bak, bıktım öğütlerinden. Yardımından da. Doldur be meyhaneci. Bu üçüncü. Annem misin? Hayır. Hayır, değilsin. Araba kullanmıyorum. Ve şurada oturuyorum. Orada. Şurada bir yerde. Veya şurada. Ama yakında. Yürüyerek gideceğim için bir içki daha istiyorum. Tamam. Onlar benim. Önünden kaldıracaktım. Bana ait olanı alma. Bunlar içkilerimle geldi. Önüme o koydu. Kaldırmanı istemedim, değil mi? Peki. Çok zekice bir cevap. Dorothy Parker’ın senden haberi var mı? İnsanların eşyalarıma dokunmalarından bıktım. Al bakalım. Bir şeyler ye. Sen bir şeyler ye. Merhaba Müzikal sahnesi. Seni burada görmek ne güzel. Selam Doyle. Burada oturduğunu görmedim. Yoksa daha önce gelirdim. Bir süredir buradayım. Birayı şaraba katıyorum. Bir de Malibu romu. Kötüymüş. Evet, kötü. Zor ve kötü bir geceydi. Senden ne haber? Gecen nasıl geçti? Gerçekten muhteşem. Tamam. O zaman gerçekten muhteşem gecelere içelim mi? Gerçekten muhteşem gecelere. Paris beni kovdu. Ne? Olamaz! Niye? Ona yazdığı ve sana yapmamanı söylediğim kampüs güvenliği Radyo Dinle yazısını dizi hâline getirmeyi düşündüğünü söyledim. Bunu niye yaptın? Bilmem. Ağzımdan çıkıverdi. Kavga ediyorduk. Üzgündü, uyumuyordu. El sanatları masasında oturmuş sıcak zamkla boncuk üstüne boncuk Radyo Dinle yapıştırıyordu ve zamk tabancasını Radyo Dinle elinden almaya çalışınca kıyamet koptu. Olamaz. Ve beni kovdu. Gitmemi söyledi. Ben de buraya geldim. Rezil bir şey. Çok içtim. Aşk rezildir. O kadına araba alırdım. Ben de. Şimdi taşınmak zorundayım. Ben de. Sen de ne? Hit Müzikler’ın dairesinden taşınmam lazım. Niye? Çünkü Hit Müzikler’ın Şükran Günü’nde bir sürü sarışını oldu. Çok kötüymüş. Onu seviyor muydun? Evet. Sevince daha kötü. Nereye gideceğimi bilmiyorum. Tüm duvarlarında mor ışıklı Radyo Dinle posterler olan iki çocuğun yanında kalıyorum. Moral bozucu. Tekrar birlikte olursunuz. Paris ve sen birbirinize uygunsunuz. Her yerde çoraplar asılı. Temiz olduklarından emin değilim. Öylece asılı duruyorlar. Acaba Paris şu anda ne yapıyor? Acaba Hit Müzikler başkasıyla ne zaman yatar? Kesin yatmıştır. Boş. Yazık. Ne durumdayız? İyiyiz. Ölmek istiyorum. Ben daha istiyorum. Sen ister misin? Hay aksi, param bitmiş. New York’tan taksiyle gelince parasız kaldım tabii. Bende para var. Pantolonumda. Buralarda bir yerde. Şu genel alanda. Sen bakarken ben sabit dururum. Hayır, dert değil. Ben gideyim. Öyle mi? Tamam, ben de gideyim. Kötü hamle. Çok kötü hamle. Gel, tuttum seni. Doyle, ayaklarını kullan. Soğuk. Üşüyorum. Paltomu ister misin? Tamam. Çok güzel. Teşekkür ederim. Tamam. Eşlik ettiğin için teşekkürler. Evet, sana da. Hoşça kal Müzikal sahnesi. Hoşça kal Doyle. Doyle? Doyle! Ne yapıyorsun? Boynumu öpüyordun. Tanrım, evet. Boynunu öpüyordum. Burnumu da sürtüyordum. Kesinlikle sürtme vardı. Özür dilerim. Bana ne oldu bilmiyorum. Dilini de kullandın. Onu çok özledim. Doyle, evine git. Evim yok! Var. Mor ışıklı posterli ve kirli çoraplı evin var. Benim evim yok. Evet. İyi geceler Doyle. Tanrım bu gün daha kötüleşebilir mi? Evet? Lor? Da Vinci’nin babası arıyor.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir