Şuanda çalan:Power FM

Power FM, Power FM Dinle, Power FM Canlı Yayını, Yabancı Müziğin Hit Adreslerinden Power FM’i Dinliyorsunuz…

Kirk, gerçek olanı diye bir şey yok. Hepsi sahte. O Tarot kartları gerçek değil ve benim köpeğim Radyo Dinle geleceği bilemez. Demek kabul ediyorsun. Hiç saklamadım ki. Bu dolandırıcılıktır. Bu bir köpek hoca. Kız arkadaşım Tarot kartları gerçektir diyor. Kız arkadaşını severim ama Tarot kartları, benim köpeğimden Radyo Dinle daha gerçek değil. Tamam. Telefona bakmalıyım. Ama onu kaldırırsan sevinirim. Kirk? Kirk! Hayır, benim. Hayır, sen olduğunu biliyorum. Kirk’e kızıyordum. Başka yeni bir şey var mı? Bugün ne zaman boşsun diye merak ettim. Ne zaman mı? Çünkü seninle konuşmam gereken bir şey var. Şimdi biraz vaktim var. Bunu yüz yüze konuşmak isterim. Bu akşama kadar bekleyebilir mi? Şurup konseyi geldi. Bir toplantıları ve yemekleri var. Josh ve Jamie hasta ve yok. Ben de zar zor kaçıp, Kirk’le Tarot kartları mı yoksa Radyo Dinle falcı köpek mi daha gerçek, onu tartışmaya geldim. Lokantaya gelmiyor musun? Bugün değil. Ama bu akşam seninim. Olur mu? Tabii. Yani bugün kesinlikle lokantaya gelmeyecek misin? Bugün olmaz. Üzgünüm. Hayır, önemli değil. Sadece geleceksen bilmek istedim. Artık biliyorum. Gelmiyorsun. Evet. Tamam. Kirk’ün canına oku. Bu akşam görüşürüz. Tamam. Akşam görüşürüz. Arabesk Müzikler, Kirk’ün nereye gittiğini gördün mü? O tarafa. Karnaval başladığında burada olacaklar. Tam altıda. Harika. Üşümeyin ve Lane’e sonra görüşeceğimizi söyleyin. Tamam. Şimdilik güle güle. April. Merhaba Canlı Radyolar. İçeri gel. Güle güle. Neden onunla konuşuyorsun? Bana bisikletimi sordu. Onunla konuşma. Onu tanımıyorsun. Katil olabilir. Seni tanıyor gibiydi. Evet, tabii ki. O Jake. Onu yıldır tanıyorum. yıldır bir katille mi tanışıyorsun? O katil değil. O zaman neden onunla konuşamıyorum? Çünkü sen bunu bilmiyordun. Kimseye güvenme, tamam mı? Kimseye. Tamam, o zaman bisikletime kilit takayım. Kilit takmana gerek yok. Kimseye güvenme dedin. Bisikletine kilit takmana gerek yok. Burası güvenli bir kasaba. Aklım karıştı. Evet. İşte burası. Biliyorum. Burada tanışmıştık. Doğru ya. Ne yapmak istersin? Oturup boya yapar mısın? Boya mı? Vay canına. yıldır boyama yapmadım. Ama bu beni geçmişe götürdü. Boyama yapmak. Vay canına. Tamam, demek boyama yapmıyorsun. Kitap getirdin mi? Canım okumak istemiyor. Hiç oyuncağım falan yok. Tuzluk ve biberlik azalmış. Evet. İnsanlar çok tuz kullanıyor. Onları doldurabilir miyim? Tuzlukları mı doldurmak istiyorsun? Biberliği de. Muhtemelen şekeri de. Tuz ve biberin nasıl gittiğine bakarız. Tamam. Tuzlukla biberliği doldur. Neyse. Ben kutuları getireyim. Harika. Harika. Boyama dedi. Bazılarınızı şaşırtabilir ama bu, kara akçaağaç şurubu. İlk ikisinden daha tatlı ama doğal bir tatlılık var. Bir parça da portakal tadı var. Çok sıra dışı ve çok güzel. Dört numaraya geçelim mi? Dört numara da küçük bir sürpriz. Cildime gıdıklanma hissi veriyor. Altında bir şey köpürüyormuş gibi. Dil köküm boğazıma geri çekilecekmiş gibi görünüyor. Neden bunu waffle veya gözleme gibi bir şeyin üstüne dökmüyorlar? Hadi dört numarayı tadalım. Sonra konuşuruz. Sek şurup içiyorlar. Bunu izlemek zorunda değiliz. İzlememek çok zor. Biraz tütün ve şekerleme tadı var. İyi. Bir daha puro içemeyeceğim ve şekerleme yiyemeyeceğim. İnsan böyle bir şeye yeteneği olduğunu nasıl keşfeder? Unutmayın, isteyenler için tükürme kovamız var. Bu kadar. Görüşürüz. Merhaba. Merhaba. Seni arayacaktım ama telefona çıkmazsın diye düşündüm. Evet. Doğru düşünmüşsün. Bana sadece bir dakika ayır. Bir dakika ayırmamın sana ne faydası olacak bilmiyorum. Sadece bir dakika, lütfen. Sonra gideceğim. Tamam. Bak, dünyada en sevdiğin insan olmadığımı biliyorum. Evet, listede aşağılardasın. Çiçek hastalıklı battaniyeleri düşünen adamın hemen üstündesin. Bence bundan iki üç kişi daha üstte olmalıyım. Bu konuda yorum yapacak konumda değilsin, değil mi? Değilim. Hatta sen kızımın hayatına Radyo Dinle girdiğinden beri olan hoş şeylerin bir listesini yapalım. Tutuklandı, hüküm giydi, şartlı tahliye oldu. Onu sildiremezsek siciline işlenecek. Okulu bıraktı, evimden taşındı. Beş ay, üç hafta ve gün benimle konuşmadı. Hayır, düşündüm de sen en sevdiğim insansın. Tamam, ben de kendimi o konulardan bir veya ikisinde savunabilirim.


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir